Ve konser günü geldi çattı…Tüm ekip Beşiktaş’ta buluşmak üzere saatlerini 5.30′a ayarlamıştı. 5 rakamı üzerinde sessiz bir anlaşma vardı sanki. Biz de Ekip 5′tik onlar Maroon 5 ise! Bir önceki günden kalan yağmur soğuğu devam etmekteydi ama ekip birer birer toplanmaya başlayınca ortalık ısınıverdi sanki. Ezgi Vatansever, Harutyun Davulciyan ve Backstage talihlimiz Batuhan Atabay, kardeşim ve ben hazırdık…ne için? Yemeeek…Önce sabahtan beri aç gezmekte olan Ezgi’nin (kendisi bu anı beklemişti!) karnını doyurmamız gerekliliğine karar verdik. Hemen Ortaköy’e geçtik ve bir çatı katında kendimize kedi gibi kıvrılabileceğimiz bir yer bulduk. Ezgi bu arada neredeyse sürünerek “yeeemeeekkk” diye bağıracaktı ki hemen siparişleri verdik. Tabii ki ona eşlik etmek de hiç zor olmadı, Harutyun ve ben önceden bir şeyler atıştırmış olduğumuzu itiraf etsek de. :) Ekip 5 oldukça neşeliydi. Konudan konuya atlanıyordu…müzik, ne yesek, okul, hangi konserlere gidilecek, Maroon 5 üzerine dönen geyikler…Derken Batuhan’a gelen bir telefon: “Batuhan Bey, saat 8de backstage’den bekleniyorsunuz”. Batuhan’da takılı kalan ve sonra yemeğe çevrilen gözler…”Daha karpuz keseceğdik” bakışları…”Tamam, hep beraber gidiyoruz” dedik. 15 dakika içinde hazırdık. Batuhan kafasında soracağı soruları kurguluyor, imzalatacağı albümlere bakınıyordu o arada. “Jane ile ilgili bir şey sorma sakın!” “Grup dinamiklerini nasıl koruyorsunuz?” “Olur, olur” “Abi, sen her albümü birine ver, öyle imzalasınlar yoksa zaman yetmeyecek” “Ben bu son albümden 1 parça biliyorum yaa”f alan filan…
Kuruçeşme Arena’ya geldik, hemen Coca Cola standına uğrayıp check-in yaptırttıktan sonra (pek 4sqr’ci gördüm
kendimi) bizi içeri almaya Coca Cola’dan bir görevli geldi. O kısmı sanıyorum pek hatırlamıyoruz. Her şey rüzgar gibi geçti…Önemli olan kendimizi bir anda backstage’te bulduğumuzdur. Evet, yanlış duymadınız…hepimiz! 10-15 dakika kadar bekledikten sonra bizim ekip Maroon 5 ile fotoğraf çektitirken buldu kendini. Ben de yandan izledim. Harutyun Adam Levine’in elini sıkmadı! “Bizim ekip sizden daha ünlü modunda”! değil tabii şaşkınlıktan sorry deyip durumu tatlıya bağladı. Görebildiğim kadarıyla Maroon 5 eğlenceli ve alçakgönüllü bir grup. Tüm bunlar olurken pek de sıkılmış görünmüyorlardı. Tabii, konuşma ve albüm imzalatma olayı olamadı. İmzalı fotoğraflarını verdiler herkese ve bitti…:) Ekip 5 mutluydu.
Konser zamanı…etraftaki kitlenin yaş ortalaması 13-20 arası, ağırlık onlu yaşlarda görebildiğim kadarıyla. Normaldir. Sonuçta bir pop-rock grubuna en hayran olacak kitle bu yaşlarda. Sahne önü, sahneye oldukça yakın tutulmuş. Bu güzel bir noktaydı önde olmak isteyenler adına. Biz de yavaş yavaş Coca Cola Lounge’a doğru yollandık. Sahnenin tam karşısında ve en geride konumlandırılmıştı. Belki sahnenin sol tarafında yanda yer alsa daha mı iyi olurdu bilemedim. Gerçi güleryüzlülükleri ve ikramlarıyla öyle mi olsa böyle mi olsa soruları kayboldu gitti. Konserden önce setlistlerine bakmıştık ve başarılı bulmuştuk. Her albümden parçalar vardı tabii ki ağırlık ilkindeydi. Ezgi, Harutyun ve kardeşim, kendilerine 3 adet koltuk bulup en önde takıldılar tüm konser boyunca. Ben de yabancı izleyicilerle tanıştım, biraz nabız yokladık. Genelde Maroon 5 hayranı olan çocukları ve onların arkadaşları için gelmişlerdi. Ama bir kaç kişi Maroon 5′ın ilk albümünden 1-2 şarkı biliyordu.
* Adam Levine tam bir frontman. Grubu alıp götüren o bence. Seyircilerle iletişimi iyi, sahnede hareketli. Kıyafetleriyle de oldukça tarz. Diğer elemanlar biraz daha durgun görünüyorlar, belki de kameraman bazı ayrıntıları atladığı için olabilir. Carmichael’ın gitarı atmasını, davulcunun numaralarını filan göremedik. Ancak seçebildiğimiz kadarıyla tahmin ettik.
* Sound oldukça başarılıydı, tüm enstrümanları duyabildim. Onları daha önce Amerika’da da dinlemiş olan Batuhan, özellikle bunu vurgulayıp durdu. Fakat yine de biraz daha volume yüksek olsa fena olmazdı diye düşünüyorum.
* Maroon 5 değil 6′ydılar. Bir keyboardçu daha eşlik ediyordu onlara.
* Bir pop-rock grubu olan Maroon 5 bizi şaşırtmadı ama konserde ağırlıklı olarak bir rock performansı sergiledi. Bir çok şarkı albüm versiyonlarından daha sertti. Gitar soloları başarılı idi. Adam da eline gitarı alıp eşlik etti ve hatta bazı sololarda diğer gitaristten daha iyiydi bile diyebiliriz. Ayrıca yarattıkları enerji çok pozitif ve bunu izleyiciye ulaştırmayı biliyorlar. Setlist sıkmadı da. Ritme uygun kafa sallamak ve olduğumuz yerde yaylanarak eşlik etme modu hakimdi genelde.
* “If I ain’t got you” cover’ı tam bir pop-rock cover’ı oldu. Adam’ın sesi Alicia Keys’e uygun, şarkı da tarza uymuş.
* “She will be loved” unplugged olarak da çok güzel. Adam Levine seyirciyi 2ye bölüp koro yaptırtmaya çalıştıysa da olmadı (olabilseydi canlı kayıt yapılacaktı).
* Işıklı taçlar hoş bir görünüm oluşturuyordu. Bis’te gruba atıldı o taçlar ve onlar da hiç çekinmeden taktılar.
* 1,5 saatlik bir konser oldu. Kısa ama öz diyebiliriz.
* Biz hiç fotoğraf, video çekmedik. Sebepsiz.
* Bu vesileyle Barış Akpolat’la da tanışmış oldum. Başka konserlerden, hikayelerden çeşitlemeler yaptık.
Bir konser yazısının daha sonuna geldik. Başka konserlerde görüşmek üzere diyelim.
Not: Tüm Coca Cola ve Mccann Erickson’un sempatik, enerjik ve çalışkan ekibine bu organizasyonda yer almamızı sağladıkları, bu süre içerisinde destek oldukları ve güleryüzlerini eksik etmedikleri için çok teşekkürler.
Not: Yorumlarınızı, fotoğraflarınızı, videolarınızı bekliyorum. (her zaman) :)
The soundcheck… http://www.twitvid.com/OJKUP
The setlist… http://www.setlist.fm/setlist/maroon-5/2011/o2-academy-brixton-london-england-13d2253d.html
Ekip 5′ın trio olarak videosu…:) http://www.facebook.com/video/video.php?v=1895313189933&comments
Murat Akçay’dan konser fotoğrafları… http://www.facebook.com/media/set/fbx/?set=a.10150172011799425.294001.95929694424
BKM’nin fotoğrafları… http://www.facebook.com/media/set/fbx/?set=a.187368837975854.40941.105548679491204








